
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Kalyon Vakfı ve Türk Kızılay iş birliğiyle Nişantaşı’ndaki Tarihî Taş Konak’ta düzenlenen “Kalanlar” Filistin Sergisi’nin açılışına katıldı.
Emine Erdoğan, serginin Gazze’deki yıkımı ve direnişi sanatın diliyle görünür kıldığını belirterek Kalyon Vakfı’na teşekkür etti. Sergiyi ziyaret eden her misafir adına Kızılay’ın başlattığı “Filistin’e Nefes” kampanyasına bağış yapılmasının büyük bir takdirle karşılandığını ifade etti.
Gazze’nin yüz ölçümünün sadece 365 kilometrekare olduğunu, İstanbul’un Beykoz ilçesi kadar bir alanın tarihin en vahşi soykırımının merkezi hâline geldiğini vurgulayan Emine Erdoğan, “İki yılda 200 bin tondan fazla bomba atıldı. Hiroşima’ya atılan bombanın 14 katı yıkım yaşandı. 70 binden fazla insan katledildi, 20 bini çocuktu. 56 binden fazla çocuk yetim kaldı, 2 bin 700 aile nüfustan silindi. 13 bin 500 öğrenci, 830 öğretmen, 193 akademisyen, 1500’den fazla sağlık çalışanı öldürüldü” dedi.
Emine Erdoğan, Gazze’de okul, hastane, tarım alanı, gıda ve temiz su kalmadığını, buna rağmen 2 milyon insanın akıl almaz zorluklarda yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. “Merhum Rıfat el-Arir’in şiirinde dediği gibi ‘Eğer ölmem gerekiyorsa sen yaşamalısın, hikâyemi anlatmak için.’ Bize düşen geriye kalanların hikâyesini anlatmak, zulmün durdurulması için sesimizi yükseltmektir” diye konuştu.
Gazze’de 1244 caminin yıkılmasına rağmen ezanların susmadığını, moloz yığınlarında ramazan sofraları kurulduğunu, yıkıntılarda düğünler yapıldığını belirten Emine Erdoğan, “Resim malzemesini kaybeden ressam artık kaynamayan tencerelerin isiyle açlığı resmediyor. Sanatçılar susmuyor, algı oyunlarını sanatın gerçekliğiyle bozuyor” dedi.
Ziraat mühendisi bir kadının deniz suyunu içme suyuna çeviren sistem kurduğunu hatırlatan Emine Erdoğan, “Filistinliler ambargoyu bilgiyle deliyor. Herkes elinden gelenle direniyor. ‘Allah bize yeter, O ne güzel vekildir’ diyerek imanla ayakta duruyorlar” ifadelerini kullandı.
İsrail’in amacının toprak almakla sınırlı olmadığını, Filistin kimliğini yok etmek olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, “Sadece insanları değil, hafızayı, çocukları, insan kaynağını hedef alıyorlar. Bu yüzden hafıza oluşturmak, şiirlere, resimlere, filmlere nakşetmek zorundayız” dedi.
Filistin müzeleri kurulması gerektiğini belirten Emine Erdoğan, “Filistin’i savunmak tüm insanlığı savunmaktır. Gazze, evrensel değerlerin nasıl ayaklar altına alınabileceğini gösteren bir test zemini oldu. Bu zorbalık dizginlenmezse başka coğrafyalarda tekrarlanabilir” uyarısında bulundu.
Sergide “Bu Tencereye Sadece Bakma-Kullan” deneyim alanında Filistin’e umut mesajı taşıyan tencereyi isle boyayan Emine Erdoğan, “Hanzala’dan Kalanlar” alanında “Filistin bir gün yeniden barış yurdu olacak ve güvercinler bu müjdeyi tüm çocuklara taşıyacak. O güne kadar dualarımızda, biz hep yanınızda olacağız” mesajını yazdı.
Anı defterine de mesaj bırakan Emine Erdoğan, “Kalanlar Filistin Sergisi’ni ziyaret etmekten büyük mutluluk duydum. Filistin halkının 70 yılı aşkın zulme rağmen vakur direnişi, güçlü ve sarsıcı bir anlatımla yansıtılıyor. Sabrın, mücadelenin ve imanın bükülmez bir bilek olduğunu hatırlatan bu sergi, insanlığın umutlarını tazeliyor” dedi.
Sergide Filistin çorbası, simidi, zeytin ve hurma ikram edildi. Program aile fotoğrafı ve hediye takdimiyle sona erdi.
Kalyon Vakfı Başkanı Reyhan Kalyoncu, serginin Filistin halkının onurunu ve direnişini görünür kılmak için hazırlandığını belirterek, “Her ziyaretçi adına yapılan bağış Filistin’de bir lokmaya dönüşüyor. Sergi, Filistin’in yalnız olmadığını ilan ediyor” dedi.
Sergi, 30 Mart’a kadar ziyarete açık olacak. Emine Erdoğan’ın katılımı, Türkiye’nin Filistin davasına verdiği güçlü desteğin sanat ve dayanışma boyutuyla bir kez daha vurgulanması oldu.

















