Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen 12. Necip Fazıl Ödülleri Töreni’ne katılarak önemli mesajlar verdi.
“Yeditepe üstünde zamanın gergef işlediği aziz İstanbul’da” katılımcılarla bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirten Erdoğan, “Sonsuzun fethine çık” temasıyla düzenlenen ödüllerin ilim, kültür ve sanat camiası ile millet için hayırlara vesile olmasını diledi. Necip Fazıl Kısakürek’i rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı, Üstad’ın fikri ve edebi mirasını yaşatan herkese teşekkür etti.
Geçen yıl vefat eden Mehmet Kısakürek ile daha önce ödüle layık görülen Nuri Pakdil, Teoman Duralı, Rasim Özdenören, Ahmet Özalp ve Nevzat Atlığ’a rahmet dileyen Erdoğan, bu isimlerin gelecekte de yol gösterici olmaya devam edeceğini söyledi.
Necip Fazıl Ödülleri’nin 12 yıldır kültür sanat dünyasında kanon oluşturucu bir nitelik kazandığını vurgulayan Erdoğan, “Al gülüm ver gülümcü anlayışın kırılmasına katkı sundu. Yeni nesillerin sıhhatli bir kültür sanat ikliminde yetişmesine vesile oluyor” dedi.
Küreselleşmenin kültürel yozlaşma ve çölleşme getirdiğini, dijital teknokültürün edebiyatta yön ve anlam krizine yol açtığını belirten Erdoğan, “Gençlerimiz için pusula işlevi gören Necip Fazıl Ödüllerimizi bu bakımdan son derece kıymetli buluyorum. Sizler Üstad’ın hayalini kurduğu gençliğin yolunu kaybetmemesi için mühim bir misyonu yerine getiriyorsunuz” diye konuştu.
Necip Fazıl’ın vakar ve cesaret timsali olduğunu ifade eden Erdoğan, “Hâkim bir dava mahkûm bir eda ile anlatılamaz. Zafere vasıl olmak ancak eza ve cefaya katlanmakla mümkündür” dedi. Üstad’ın “Allah ızdırabını çektirmediği şeyin nimetini vermez” sözünü hatırlatan Erdoğan, onun Müslüman’ı “yüzünün her hattında tevhit kaleminden bir satır okunan” kimse olarak gördüğünü anlattı.
Kendi tanışma sürecini de paylaşan Erdoğan, “Necip Fazıl şahsımın yarım asrı bulan siyasi mücadelesinde özel bir yere sahip olmuştur. Baskılar karşısında pes etmemeyi, zulme rıza göstermemeyi ondan öğrendik” dedi.
Necip Fazıl’ın 1970’lerin kaotik atmosferinde gençliğe istikamet çizdiğini, Büyük Doğu idealini gönüllere işlediğini belirten Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı’na omuz veren gençlik işte bizimle buradadır. Savunma sanayiinden siyasete, spordan sanata her alanda çağa mührünü vuracak gençlik” ifadelerini kullandı.
Ödül alan isimleri tebrik eden Erdoğan, Celal Fedai’ye Şiir, Tarık Tufan’a Hikâye-Roman, Peren Birsaygılı Mut’a Fikir Araştırma, Merve Uygun ve Hasan Bozdaş’a İlk Eserler, Ayşe Sevim’e Çocuk Edebiyatı, Dia Al-Azzawi’ye Uluslararası Kültür Sanat, Bayram Bilge Tokel’e Müzik, Hasan Aycın’a Saygı Ödülü verildiğini açıkladı.
Gazze’deki soykırıma değinen Erdoğan, “71 binden fazla Filistinli şehit düştü. Şartlar ne olursa olsun direniş ve diriliş ruhunu koruyan Filistin halkına dayanışma duygularımı iletiyorum” dedi.
Türkiye’nin kültür sanatta zincirlerini parçaladığını vurgulayan Erdoğan, “Kendisine zorla giydirilen elbiseyi yırtıp atan bir ülke hâline geldik. Batı’nın distribütörlerinin yerini artık ayakları bu topraklara basan aydınlar alıyor” diye konuştu.
Necip Fazıl’ın “Siz burada hâkim, ben yolcu olduğum sürece ben buraya daha çok uğrarım” cevabını hatırlatan Erdoğan, “Biz bu yolda yolcu oldukça, birileri hancı oldukça bu hana daha çok uğrarız. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin” diyerek konuşmasını tamamladı.
Tören, ödül sahiplerine ödüllerinin takdim edilmesi ve hatıra fotoğrafı ile sona erdi. Etkinlik, Necip Fazıl’ın mirasının genç nesillere taşınmasında önemli bir adım olarak değerlendirildi.

















